EL CHE

2012-12-26 01:59:00

MÜZE EV

Eski şehirle yeni şehri birbirinden ayıran ırmağın denize yaklaştığıyerin kuzeyindeki tepede tek katlıbir müze eve öğle sıcağında vardık.Girişten biletlerimizi alıp otoparktaki yüksek okaliptus ağaçlarının gölgesine rehberimizin aracınıpark ettik. Parkın güneyinde şehre hakim tepedeki heybetli İsa heykeli önünde fotoğraf çektirmeyi gezimizin sonuna bırakarak, doğu taraftaki kaleyi de ardımızda bırakarak müze eve doğru vardığımızda görevliler öğle yemeğine oturmuşlardı, yine de ziyaretimize yardımcıoldular.

 

İspanyol tarzısiyah beyaz seramiklerle döşeli genişverandadaki kapının solunda pirinç levha üzerinde evin birkaç yıl önce müzeye dönüştüğü tarih yazısıparlıyordu. Antreden gelen serin havanın  içeriye davetini hemen aldık.Yüksek tavanlıantre ve tüm hol aynıtarz seramiklerle döşeli. Sol taraftaki duvarda  açılışgününde Devlet Başkanıile Babasının konuşma metinleri bizi karşılıyor. Sağdaki duvarda ise Arjantinli bir ressamın neredeyse tüm duvarıkaplayan soyut bir portre çalışmasıönünde soluklanmak için duruyoruz.

Antrenin hemen solunda iki pencereli küçük bir oda ırmağa ve denize bakıyor. Pencereye paralel tek kişilik ahşap karyolası, özenle katlanmışyatak örtüsü ve battaniyesi , başucunda küçücük komodini, karşıduvarda iki kapaklıgiysi dolabı, Ekonomi Bakanlığıyaptığıgünlerde  kendisine tahsis edilen Comandante’nin odası. Özel hiçbir eşyasıyok.

Başucundaki fotağraf  Devrim sonrasında günlerde astım nöbetlerinin birinde yatağa çivilenmişhaldeyken çekilmiş. Devlet Başkanıkaryolanın ucuna ilişmiş, diğer silah arkadaşlarıayakta , yattığıyerden onlara zorlukla gülümsüyor.

Yatak odasının hemen yanında aynıbüyüklükte başka bir oda , pencerenin önünde metal çalışma masası, masanın üzerinde manyetolu siyah bir telefon , masayla aynıboyda ahşap döner koltuk, önünde de aynıtarzda üç misafir sandalyesi, karşıduvardaki küçük kitaplıkta okuduğu kitaplardan bazıları. Duvarda şeker fabrikasında el arabasıyla şeker çuvalıtaşırken bir fotoğrafı.

Koridorda da hem Devrim öncesinin ve sonrasının fotoğraflarıvar, ülkeden ayrıldıktan sonraki fotoğraflarıyok. Dağdaki günlerinde ;  bir katır üstünde , purosunu tüttürürken, kitap okurken, kolu kırık halde atışyaparken.Devrim sonrasıgünlerinde Golf oynarken, tarlada çalışırken,  bir fabrikanın inşaatında çalışırken , BirleşmişMilletlerde konuşurken, yurt dışıgezilerinde ,halkın arasındayken hep üzerinde asker kıyafeti. Kodra’nın tüm dünyaya meşhur ettiği fotoğrafıve çeşitli ressamların bu fotoğraf üzerine çalışmalarıevin her tarafında yer alıyor.

 Koridorun solunda mutfak ve karşısında yemek odası, sağında banyo ve tuvalet , yemek odasında sekiz  kişilik bir masa , şimdi bu oda video gösterileri için kullanılıyor.Hayatının anlatan filimler, arkadaşlarıyla yapılan röportajlar gösteriliyor.Koridorun sonundaki kapılardan ön ve arka bahçeye çıkılabiliyor.

 Çalışanlar onun hayatından kesitleri yakın bir arkadaşınıanlatırcasına neşe ve hüzün içerisinde anlatıyorlar, ondan bir parça aktarmak anısınıyaşatmak adına satılan tişörtler kalemler kitaplar çıkışta satışa sunuluyor, para üstü vermeyi beceremediklerinden alışverişi ona göre yapmak gerekiyor.

 Çıkıyoruz dışarıda bir fotoğraf alıyoruz, girerken fark etmemişiz kapının üstünde üç harfli imzasıvarmış. Che , El Che , yani arkadaş.

0
0
0
Yorum Yaz